• 6.81₺
  • 7.62₺

Koronavirüs Komplo Teorileri

Koronavirüs Komplo Teorileri ve Gerçekler Hakkında Bilgiler
#

Koronavirüs Komplo Teorileri

Koronavirüs Komplo Teorileri

Koronavirüs Komplo Teorileri ve Gerçekler


UnPoo Shop
UnPoo Shop

İlk olarak gelin "Independent Türkçe" sitesinde neler yazılmış, çizilmiş bulnara bakalım;

Yazar: Emel Abdulaziz Hezzani (Suudi Arabistanlı yazar)

Hadiseleri yorumlamada gerçek ile kurgu ve hayali birbirine karıştırmak; insan aklının işleyişinde hala bir zayıflık olduğunun, bilimsel ilerleyişe, icatlara ve Mars’a ulaşmamıza rağmen batıl inançların hala kanıtların önüne geçtiğinin ispatıdır.

ABD-İngiliz ortak yapımı “Kingsman: The Secret Service” adlı filminin konusu cep telefonlara yerleştirilen çiplerdir.

Bu çipler, cep telefonunun sahibinin ön beyin lobundaki şiddet noktasını harekete geçiren bir ses dalgası yayar ve böylece kendisini bir katile dönüştürür.

Film, insanların birbirleri ile çatışmalarını ve öldürmelerini sağlayarak dünyanın nüfusunu azaltmayı ve geride şirketin seçtiği seçkin sınıfın kalmasını amaçlayan bir gizli servis hakkındadır.

Bunun gibi sansasyonel birçok film, bir insanın genetik kodları ile oynanması sonucunda ortaya bir yaratık ya da canavarın çıkışıyla başlar ve filmin kahramanının dünyayı kurtarması ile biter.

Sayamayacağımız kadar çok sayıda film virüslerle veya bakterilerle insanları yok etmek teorisini ele almıştır.

Araştırma merkezlerini sanki bir kötülük aracı, bu merkezlerde çalışan araştırmacıları da insanların hayatlarına kasteden katiller veya suçlular gibi göstermiştir.

Bahsi geçen filmler, bireysel ya da kolektif bilinci bozmaya, yaşanmış bir hususu analiz ederken akılların karışmasına katkıda bulunmuştur.

Nitekim Çin’de koronavirisün (Covid-19) ortaya çıkmasıyla arkasında ABD, İsrail veya İngiltere’nin olduğu gibi iddialar ortaya atılmaya başladı.

Bu iddialara göre eğer sorumlu ABD ise amacı, ABD pazarını tehdit eden Çin ticaretini hedef almaktır.

Eğer İsrail ise hedefi, Arap dünyasında ve tüm gezegende hastalığı yayarak sonunda Yahudilerin dünyayı tamamen kontrol etmelerini sağlayacak bir hayat iksirine ulaşmaktır.

Bölgede kötü bir geçmişe sahip İngiltere’ye gelince, güneşin batmadığı imparatorluğunun geri dönmesini hedeflemektedir.

Virüsün bir komplo olduğu ve aşının dünyadaki bir laboratuvarda bulunduğu iddiası da tam anlamıyla saçmalık.

Ne yazık ki, yaşanan olaylar ve gerçekler bölgede eğitim ve kültür altyapısının zayıflığını onaylamaktadır. Bilimsel kültürün neredeyse hiç olmadığını doğrulamaktadır.

Bilimsel kültür, matematik, astronomi ya da tıp alanında bilgi sahibi olmak değil kanıt ve delillere dayalı, kurgu ve anlatılardan tamamen uzak düşünce ve analiz yöntemi demektir.

Virüs ve bakterilerin kendilerini daha zararlı hale getiren ve yaygınlaştıran mutasyonlara uğramalarının suçlusu araştırma merkezleri midir?

Gerçek şu ki, araştırmalar, araştırma merkezlerinin aşamayacağı katı etik kurallara dayanır.

Hastalık taşıyan mikroorganizmalara gelince, biyolojik silah olarak kullanıldıkları düşüncesi gerçekten uzaktır. Çünkü bu organizmalar etkili olduklarında kendilerini kontrol etmek zordur.

Ayrıca bilimsel ilerleme, virüs ya da bakterilerin birçok çevresel faktör nedeniyle kendi kendini dönüşebileceğini kanıtlamaktadır. Bu da kendisini güvensiz bir silah yapmaktadır.

İnsanlık tarihi, veba, sıtma ve grip (influenza) gibi salgınlara tanık olunduğu devirlerle doludur. Bahsi geçen hastalıklar, Amerika kıtasının keşfinden ve İsrail’in var olmasından önce milyonlarca insanın canını almıştı.

İlginçtir ki, bu dönemlerde insanlar, salgınlara şeytanın, cinlerin ya da kötü ruhların neden olduğunu ya da Allah’ın insanlara bir cezası olduğunu düşünürlerdi. O dönemlerde insanlar mikroskop nedir bilmezlerdi.

Dolayısıyla hastalığa neden olan mikrorganizmları görmedikleri ve bilmedikleri için sonuçlara göre yargılara varıyorlardı.

Oysa bugün, genetik kodlarını çözerek canlılar hakkında en küçük sırlara bile ulaştığımız farklı bir çağda yaşıyoruz. Bu bilimsel ilerleme, olaylarları değerlendirmemize olumlu bir şekilde yansıması gerekiyor.

Bilimsel olarak virüs ve bakterilerin dönüşümü/evrimleşmesi, değişen şartlara ve geliştirilen aşılara ve ilaçlara adapte olmaları ve güçleniyor olmaları kanıtlanmış bir konudur.

Bu dönüşümlere mutasyon denir ve mikroorganizmaların genetik kodlarını değiştirerek asıl aileden farklı özelliklere sahip yeni bir ailenin oluşmasına yol açar.

Grip aşıları da bu şekildedir. Mutasyona uğramış bir grup virüse karşı savaşan bir grup aşıdan oluşur.

Ayrıca, bir virüs ailesine karşı üretilen antibiyotiğe karşı hayatta kalmak için virüslerin dönüşerek farklı yeni aileler oluşturduğu da araştırmacılar ve doktorlar tarafından bilinmektedir.

Peki, bu değişim ve mutasyonu kontrol etmek mümkün mü? Pratik olarak hayır.

Çünkü onlar da bizim gibi var olmak için mücadele etmektedir. Bu nedenle onlarla mücadele için ilaç üretiminde ne kadar ilerlersek onlar da bu ilaçlara karşı hayatta kalmak için kendilerini dönüştürmek konusunda o kadar ilerlemektedir.

Bu gibi durumlarda doğru davranış, uzmanların hastalıktan korunmaya ilişkin tavsiyelerini dinlemek, kişilerin ve hükümetlerin öncül koruma önlemlerini almasıdır.

Bu gibi mutasyonlar çok az oranlarda doğada da gerçekleşebilir. Ancak küçük olsalar da uygun koşullar ile karşılaştıklarında yayılıp bir salgına dönüşebilirler.

ABD’nin bir araştırma merkezinden insanların yaşamlarını kontrol ettiği fantezisi, psikolojik bir hastalık ve tedavi edilmesi gereken bir komplekstir.

Hastalıklardan ve ölmekten, acı duymaktan korkmamız doğaldır. Ancak insanın kendisini ancak sinema filmleri hatta çizgi filmler ile kanıtlayabileceği şehir efsanelerinin kurbanı haline getirmesi doğal değildir.

Ünlü televizyon dizisi Simpsonlar’ın başkanlığa aday olmasından yıllar önce Donald Trump’tan başkan olarak bahsetmesinden, komplocuların nasıl Trump’ın kendisini Beyaz Saray’ın efendisi yapmaya karar veren bir siyasi kurumun ürünü olduğu sonucunu çıkardıklarını hepimiz hatırlıyoruz!

Oysa Trump gerçekte ABD toplumunda ünlü ve tartışma yaratan bir kişiliktir. Dolayısıyla dizinin olayları bağlamında Trump’a yer vermesi, Barack Obama sahneye çıkmadan yıllar önce birçok filmde siyahi bir ABD başkanına yer verilmesi gibi doğaldır ve kasıtlı değildir.

Nitekim birçok film, mali piyasaların çöküceği kehanetinde bulunmuş yahut başka gezegenlerde hayat olduğunun altını çizmiştir.

Simpsonlar dizisi ayrıca doğudan gelen bir virüsün ABD’ye ulaşacağı tahmininde de bulunmuştu. Ama bu virüsün adı korona değildi ve söylendiği gibi kaynağı Çin değil Japonya’ydı.

Körfez ülkeleri vatandaşları, The Incredible Tide romanından uyarlanmış 1978 Japon yapımı “Adnan ve Lana” (Mirai Shounen Conan-Future Boy Conan) adlı animeyi hatırlıyordur.

Bu animenin konusu, üçüncü dünya savaşından 20 yıl sonra dünyanın hali ve yeryüzünü yok edecek bir enerjiyi ele geçirmeye çalışan taraflar arasındaki mücadeleydi.

Hadiseleri yorumlamada gerçek ile kurgu ve hayali birbirine karıştırmak; insan aklının işleyişinde hala bir zayıflık olduğunun, bilimsel ilerleyişe, icatlara ve Mars’a ulaşmamıza rağmen batıl inançların hala kanıtların önüne geçtiğinin ispatıdır.

Daha da talihsiz ve acı olanı, bu gibi yorumların yüksel eğitim almış, bilimsel diplomalara sahip kişiler tarafından da yapılmasıdır.

Sanki eğitim etkisiz ve sadece geçmek için kullandıkları bir geçiş (transit) istasyonuymuş gibi!


---*---

Şimdi ise gelin "NTV"de yayınlanan habere birlikte bakalım;

Corona virüs hakkındaki efsaneler ve gerçekler

Dünyaya hızla yayılan corona virüs salgınında vakalar arttıkça konuya ilişkin komplo teorileri, sahte haberler ve asılsız iddialar da internet ve sosyal medya aracılığıyla artmaya başlıyor. Etrafta dolaşan o kadar çok yanlış bilgi var ki, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu duruma "infodemik"ismini verdi. DSÖ, bu soruna bir nebze engel olabilmek için için önceki günlerde ünlü sosyal paylaşım sitesi TikTok'a katıldı.

Corona virüsle ilgili mitler, hem internetin derinliklerinde hem de herkesin kolay ulaşabildiği sosyal medya ve forum sitelerinde de yer alıyor. Sosyal medya platformları artık güvenilir bilgileri yükseltmek ve insanları karıştırabilecek içeriği kaldırmak için adımlar atarken, yokuş yukarı bir savaşa giriyorlar. Diğer taraftan, bazı ülkelerde sansür ve hükümete olan güvensizlik, yanlış bilginin yayılması için uygun bir ortam yaratıyor.

İşte yeni corona virüs hakkındaki efsaneler ve gerçekler...

Efsane: Corona virüs insan eliyle yapıldı

Gerçek: İnternette okuduğunuz her şeye inanmayın

Corona virüs salgını yüksek riskli halk sağlığı krizine dönüştüğünde, virüsün bir biyolojik silah olarak yaratıldığı bu yüzden Çin, İran ve İtalya gibi ülkelerde ölüm ve sayısının fazla olduğuna dair bir teori yayıldı. Buna göre, virüs doğadan gelmedi, bunun yerine bir laboratuarda yaratıldı.

Doğrulanmamış sosyal medya hesaplarından kaynaklanan ve güvenilir bir kanıtla desteklenmeyen söylentiler, zaman geçtikçe daha da ayrıntılı hale geldi. Bu teorinin Çin dışındaki popüler olan bir versiyonunda ise, bir Çin laboratuarının gizlice sızan bir biyo-silah üzerinde çalıştığını ileri sürdü. Çin sosyal medyasında milliyetçi gruplar bir başka virüsün ABD'de ortaya çıktığını ve bu sezon gripten öldüğü düşünülen birçok ABD’linin aslında COVID-19 tarafından öldüğününü ortaya attı.

Hem Çin hem de Batı'daki bilim insanları bu teorileri yaygın bir şekilde göz ardı ettiler, ancak bu onların yayılmasını engellemedi. Uzmanlar hala virüsün kaynağını bulmaya çalışıyorlar, ancak araştırmalar muhtemelen yarasalardan kaynaklandığını ve 2003 SARS salgınına neden olan kuzeni gibi insanlara bulaşmadan önce bir aracı konağa aktarıldığını gösteriyor.

Efsane: Evde hazırlanan kürler corona virüsü tedavi edebilir veya önleyebilir

Gerçek: Sarımsak, su ya da C vitamini doğru oranlarda alındığında insan sağlığı için faydalıdır. Ancak, sosyal medyada bazı insanların inanmasına rağmen, sarımsak yemenin, her 15 dakikada bir su içmenin ya da C vitamini almanın insanları yeni corona virüsten koruyacağına dair kanıt yok. Aynı şey uçucu yağlar, kolloidal gümüş ve steroidler için de geçerlidir.

Bazı paylaşımlarda tüm vücuda susam yağı sürmenin veya alkol veya klor püskürtmenin virüsü öldüreceğini bilgisi var, ancak Bu bilgiler de yanlış.

Ağartıcı, %75 etanol, perasetik asit ve kloroform da dahil olmak üzere yüzeylerdeki virüsü öldürebilecek bazı kimyasal dezenfektanlar vardır. Ancak virüs zaten vücudunuzdaysa, bu maddeleri cildinize veya burnunuzun altına koymak onları öldürmez - ve aslında sağlığınızı çok büyük bir riske atabilirsiniz.

YENİ CORONA VİRÜS İÇİN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ YOK

Şu anda yeni corona virüs için kanıtlanmış bir tedavi yöntemi yok. Uzmanlar araştırmalar sürerken aşının hazır hale gelmesinin bir yıldan fazla sürebileceğini açıkladı.

Kendinizi şu anda korumanın en iyi yolu, her soğuk algınlığı ve grip mevsiminde yapacağınızı yapmaktır. Enfekte olabilecek herkesten en az üç metre uzakta durun.

Ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkayın. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Ellerinizi yıkamadan gözünüze, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.

Dokunduğunuz eşyaları ve yüzeyleri dezenfekte edin. Eğer soğuk algınlığından daha kötü hissediyorsanız ve yüksek ateşiniz varsa önleminizi erkenden almak için bir hastaneye başvurun. hissettiğiniz belirtileriniz varsa, erken tedavi isteyin.

Efsane: Virüsten korunmak için maske takmalısınız

Gerçek: Sağlıklı insanların yüz maskesi takmasına gerek yoktur

ABD’li Genel Cerrah Dr. Jerome Adams, yüz maskelerinin düzgün takılmadığında enfeksiyon riskini artırabileceği konusunda uyarıyor. Adams’a göre yüz maskeleri, corona virüsü taşıyıcısı kişiler tarafından başkalarının enfekte olmasını önlemek için giyilmelidir. Hastalık Önleme ve Koronma Merkezleri (CDC)'ne göre, gerçekten maske takması gereken kişiler sağlık çalışanları ve hasta insanlara bakım yapan kişilerdir. Sağlıklı insanların kendisini iyi hissetmesi için yüz ve solunum maskeleri satın alması, onlara ihtiyaç duyan kişiler için yeterli stok kalmamasına ve fahiş fiyat artışlarına neden olurken, sağlık çalışanlarını topluluklarıyla birlikte riske atıyor.

Efsane: Isı virüsü öldürebilir

Gerçek: DSÖ’ye göre, el kurutma makineleri corona virüsü öldüremez. Organizasyon ayrıca, UV lambalarının elleri veya vücudun diğer bölgelerini sterilize etmek için kullanılmaması gerektiğini çünkü yayılan radyasyonun cildi tahriş edebilleceği konusunda uyarı yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump daha önce ısının virüsü öldürdüğünü ve bu nedenle mevcut salgının ilkbaharda biteceğini söylemişti. Ancak sağlık uzmanları bunu bilmenin bir yolu olmadığını söylüyor.

Efsane: Çocuklar corona virüse yakalanmaz

Gerçek: Herhangi bir yaştaki herkes yeni corona virüsü alabilir, ancak yaşlı insanlar ve önceden tıbbi bir geçmişi olan kişiler ciddi enfeksiyonlara karşı daha savunmasız görünmektedir.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre, corona virüs vakalarının pek çoğu yetişkinlerde meydana gelmiş olsa da, çocuklar da enfekte olmuştur.

Efsane: Corona virüse yakalanan insanlar ölecek

Gerçek: Corona virüs için ölüm oranı % 2 civarında ve uzmanlar tarafından ölüm oranın düşmesi bekleniyor.

Corona virüse yakalananla rgenellikle soğuk algınlığına benzer şekilde hafif ila orta derecede üst solunum yolu enfeksiyonu ile hastalanırlar. Semptomlar burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve birkaç gün sürebilen ateşi de içerir. Çoğu zaman bu belirtiler kendi kendine geçer.

Hastalık ölümcül olabilir, ancak bu vakalar daha nadirdir.

Bağışıklık sistemi zayıf olan yaşlılar ve çok genç olanlar için, virüsün pnömoni veya bronşit gibi daha düşük ve çok daha ciddi bir solunum yolu hastalığına neden olma riski vardır.

Binlerce insanın enfekte olduğu ve yetkililerin hala virüsü tutmakta zorlandığı göz önün alındığında,% 2'lik bir ölüm oranı bile endişe vericidir.


---*---

Son söz: Yukarıda iki farklı haberi size verdik. Bu haberler de yazılanlar tamamen ilgili kaynakların yazarlarına aittir. Ülkemizde olduğu gibi dünya üzerinde bazı ülkelerde de komplo teorileri üretirler. Bunların çok düşük bir kısmı ilerleyen zamanlarda yaşanabili ama bu teorileri ortaya atanlara bakın hepsi mutlaka kısa bir süre sonra ya kitap yazarlar ya da iyi bir YouTube kanalı açar bunları nakite çevirirler. Bizim bunları yazdığımız komplo değil tamamen gerçeklerdir. Hiçbir komplocu yok ki kitabı çıkmamış olsun! Şimdi bizim görüşümüze göre bu arkadaşlar tamamen insanların sağlığı üzerinden fırsat yakalayıp bu fırsatı paraya çeviren kesimlerdir.

Sağlıcakla kalın..

Toplam 1 Yorum



daha fazla göster

Sponsor Alanı 1

Yorum Bırak

Site İçi Genel Arama


Sosyel Medya Paylaşım


Zuzum


Sizin İçin Seçtiklerimiz

UnPoo Shop

  • Merkez: Middletown, DE 19709
  • Email: info@unpoo.com


  • Hafta içi: 10:00 - 17:00
  • Hafta sonu: KAPALI
Sosyal Medya

Sayfa 0.2180sn de yüklendi. MKT576 - IP 34.232.62.209 Maskeli
Copyright © 1998-2020 UnPoo Blog All rights reserved.

UnPoo! Inc